Minnycim biz blogumuzu ihmal ettik. Yoğun geçirdik 2 ayı. ama değişkti değil mi?en azından benim için. Çok istediğim bir şeyi elde ettim. ama elde etmeseydim dediğim de oldu. İnsanın mutluluğu bulması zor sanırım.
Hadi sen de bir şeyler yaz.
10 Aralık 2007 Pazartesi
8 Ekim 2007 Pazartesi
İhmal
Bu facebook olayına girdik geçen hafta blogumuzu ihmal ettik. 20 yıl sonra ilkokul arkadaşlarımızı bulduk, üniversite arkadaşlarımızı, şirketten ayrılan arkadaşlarımızı bulduk. Çok eğlenceli ve hoştu. Kendi aramızda da iletişimi artırdık böylelikle. Minny yok bu hafta. Ben tek başımayım.
2 Ekim 2007 Salı
Mor rugan ayakkabı mı dedin?
şimdi ne isterdim
1 Ekim 2007 Pazartesi
Bloglar
Blogları okumak hem çok eğlenceli. Kocasına çılgınca aşık olup, düğün resimlerine tapanlar, çocuklarını (nerdeyse) kuyumcu tartısında tartacak olanlar, rejim günlüğü tutanlar, çılgınca yemek yapanlar. Değişik hayatlar görmek eğlenceli gerçekten. Bu hayatları okudukça da anlıyor ki insan mutluluğun formülü yok. Birini çok mutlu eden şey, bir diğerini çok mutsuz edebiliyor. Çoğu insan kendi hayatında mutlu. Tabi bazen mutluluğun bir formülü de olabilir ama o formülü ele geçirmek biraz güç olabiliyor. Dimi Minny’cim? Anladın sen beni :)
28 Eylül 2007 Cuma
şimdiiii gelelim sorunun cevabına,
Tinny'cim, aslında duruma gore degişir. Söyleki;
kolye altın mı, gümüş mü?
manevi bir değeri mi var? Mesela anneannesinin vasiyeti mi?
manevi bir değeri yok ise, durum kötü, o zaman neden takıyor?
olayın sosyolojik boyutuna girmek lazım kiii, acaba girsek çıkamazmıyız?
kolye altın mı, gümüş mü?
manevi bir değeri mi var? Mesela anneannesinin vasiyeti mi?
manevi bir değeri yok ise, durum kötü, o zaman neden takıyor?
olayın sosyolojik boyutuna girmek lazım kiii, acaba girsek çıkamazmıyız?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



